İnsan ruhunun Ervah Aleminden Cisimler Alemine Gelmesi

İnsan ruhunun Ervah Aleminden Cisimler alemine Gelmesi

Hak Teala buyurdu : " Muhakkak ki biz insanı en güzel şekirde yarattık sonra onu efel i safiline, en aşağı dereceye, indirdik" . (95/5)

Benim azizim, bil ki ruhlar Nur u muhammedi nin ışığında var oldu. Her biri ruhlar aleminde o ezel toplantısında incelik letafet ortamında Hak Teala nın huzurunda yakınlığında belli makamlara yerleşti.

Uluhiyet cemalinin müşahadesine engel olabilecek kesafetten hiç bir şey yoktu. Her şey latif idi. Düşünceye asla böyle kesif şey gelmezdi . Her zor iş kolaydı. Her gizli aşikardı. Her şeyi bir gayret göstermeden bilirdi. Her nesneyi sunmadan alırdı. Her suali sormadan bilirdi.  Her bağışa istemeden erişirdi. Sevaplar işlemeden yazılırdı. Her arzusu istemeden verilirdi. Hak cemali asla gözünün önünden gitmezdi.

Bazı arifler şehadet aleminde yine o alemi bulur ve lezzetlerini tadar, hatta daha yüksek mertebelere erişirler. Ervah aleminde ruhu, o makamın hayaline ermiştir. Zira ecsam aleminde cemiyet vardır. Ervah aleminde ise ruh son derece latif idi. Hak nurunun tecellisinin müşahadesine takat getiremezdi , fani olurdu. Ne zaman ki , ruh ervah aleminden ve alemlerin Rabbi nin  yakınlığından göçüp ecsam alemine, o beka aleminden bu fena alemine gelmek dilese o üns makamından bu vahşet sarayına göçmesi vahdet hakikatının aşinalığından bu kasret ayrılığına geçmesi o asıl vatanından çıkıp bu gurbet yerine gitmesi emrolunur ruha ilahi emir ve hüküm ansızın gelir.  Ruh bunca zamandır Hak yakınlığında yerleşmiş iken HAk cemali ile ünsiyet kazanmışken ezeli sevgiliden uzaklaşıp Hak cemalinden ayrılacağını anlayınca hemen ayrılık ateşine düşer , üzülür feryad edip ağlar.  o kadar şiddetli ağlar ki melekut alemindekileri de ağlatır. Onlar onun için uluhiyet dergahına yalvarır , onun ebedi vuslatını isterler. Bunun üzerine Hak Teala kendi zatına yemin ederek buyurur.
Ey Ruh, Ben seni o aleme cemalimden uzaklaşasın perdelenip ayrılık ateşinde yanasın diye göndermiyorum, kemal ve mertebe kazanasın diye gönderiyorum.
Bu ancak ecsam aleminde beşeriyat vücudunda olabilir.

O aleme varıp gönderdiğim Resulümün şeriatı gereğince amellerde bulunasın. Orda sana nefs arzularını musallat ederim, onlara üstün gelmelisin. Nefsin arzularına meyledip benim yakınlığımda, kutsal cemalimle ünsiyet iken yaşadığın zevkleri unutmayasın. Can ve gönülden bana kavuşmak isteyesin. Her işinde benim rızamı seçesin . Verdiğim belalarıma sabredip nimetlerime canı gönülden şükredesin. Gönlün evinde benden başka hayali ve yabancıyı çıkartasın ve her anda ismimi zikredesin.

Böylece sadakatin ve bana şiddetli muhabbetin yaratıklar arasında ortaya çıksın ve Ben de meleklerime sitem edeyim.
Seni meleklere öveyim.
Adını kudret elimle gayb levhasında aşıklarım ve sadıklarım divanına yazayım.
vasıtasız olarak sırrından şöyle hitap edeyim:

" Ey sadık aşık, ey sözünde duran ! Nasıl ayrılıktan dem vurup gezersin? Nasıl sevdiğinden uzaklaşıp ayrılık ateşinin yakmasından figan edersin?  Nasıl yakınımken yabancı gibi ırakta gezip dostunu başkalarından sorarsın?  İstediğin seninledir, Senden ayrı değildir! Cemalimden izzet perdesini kaldırdım maksadın ve istediğin Benim! Canla aşk duyduğun sevdiğin Benim !
Geceleri gündüzleri rahat etmeyip istediğin Benim!
Dileyip cemalini görsem dediğin Benim !
Yokluk gizliliğinden varlık sahasına getiren niyazsın Hak Benim ! Şimdiden sonra sen benim ol Ben seninim.

( devam edecek ) ( İnş)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !